Davud’un Yıldızı İbranice adıyla Davud’un Kalkanı (מָגֵן דָּוִד veya מגן דוד: Magen David) Hz. İbrahim’in soyundan gelen Hz. Davud’la birlikte gökten Kudüs’e inip o andan itibaren hiçbir zaman İsrail kavminin varlığının ayrılmayacak bir parçası, o varlığın gücü, ümidi, hayali, ışığı olacaktı. O yıldız ışık kümesi, o küme de musevi halkının koruyucu kalkanı olacaktı.

 

 

Varlıklarıyla bütünleşen o yıldız/simge için insanlık tarihinde musevi inancı mensupları kadar cefa gören, aşağılanan, kıtalar arası sürgünlere maruz bırakılan, defalarca soykırıma uğrayan başka bir inanç gurubu yoktur.

Farklı ülkelerde çarmıhlara gerilirlerken, giyotinlerde kafaları kesilirken, Nasyonal sosyalizmin gaz ocaklarına götürülürlerken de o yıldız beraberlerindeydi. Ayrılamaz parçalar olarak birlikte yakıldılar…

O yıldız insanlık tarihinde bu inanç gurubunun maruz bırakıldığı acılarda kâh onları koruyan ışık kümesi kalkan, kâh saldırganın kalbine saplanan hançer oldu. Ne o yıldız bu inanç grubunu terk etti, ne de o kavim Hz. Süleyman’ın içinde gizlendiğine inandığı, mukaddes bildiği o yıldızını terk etti.

Musevilik dinindeki ilk Rabin kadın olan Kürd Asena Barzani’nin ayinleriyle o yıldız Kürdistan semalarında da dolaştı. Asena’nın babası Samuel Barzani’nin Musul’da bulunan o dönemin en saygın Musevilik okulunun bahçesinde de öğrencilerin türküleriyle Kürdistan semalarında kendisini bir dost ışık kümesi, koruyan kalkan gibi Kürtlere gösterdi.

Yahudi inancı mensuplarını “azılı, kabul edilemez suçlu, kırıma layık düşman ” olarak algılayan Hristiyan inancındaki Avrupa’da o yıldızı ilk kez kucaklayan Avrupa imparatoru Bohemya Kıralı IV Karl oldu, yıl 1354’dü. IV Karl’ın kavminin evlatlarından T.G. Masaryk’de (Çekoslovakya’nın kurucusu) henüz İsrail dünya coğrafik haritasında yokken tüm dünyaya meydan okurcasına 1927’de İsrail’e gider. O, Davud’un mezarı önünde başını eğer. Yıldızın geldiği yer olan Kudüs’e dönmesi için günah duvarında dua eden ilk devlet adamı olur.

Hz.Davud’un yıldızı/kalkanı daha bir kaç hafta önce dört bir yandan güney Kürdistan’a yapılan hunharca saldırılarda da kendisini Kürdistan semalarında tek koruyucu dost kalkanı olarak gösterdi. Yahudi inanç mensupları/İsrail kavmi binlerce filme, dokümantere, kitaba konu olan “insan” sıfatıyla bağdaşmayan cefalar yaşadılar.
Bugün Hz. Davud’un yıldızı/kalkanı geldiği memleketi olan Kudüs’e dönüşünün mutluluğunu ibadetlerle, türkülerle, danslarla yaşıyorlar. Yakışıyor, hak ediyorlar, Musevi dostlarımıza kutlu olsun.

Kürdistan’ı koruyan güneşin de birgün Kürdistan’a dönmesi umuduyla.

 

O dönemin Israil Başbakanı Şimon Peres le 1991 de Tel Aviv de